7 Aralık 2013 Cumartesi

Warzone 2100 - İnceleme

1999'un ağustosunda, malum felaketten birkaç gün önce ilk bilgisayarımı almıştım. İlk bilgisayarını o dönem almış olan pek çoğumuzun olduğu gibi Fifa 99, Age of Empires 2 (ki sanırım bu henüz beta aşamasında sızdırılan versiyonuydu) ve Carmageddon ilk bilgisayar oyunlarımdan olmuştu.

Ancak bunlarla beraber sahip olduğum bir oyun daha vardı ki şahsına münhasır yapısıyla yıllar içinde kendisine bir oyuncu kitlesi edinmiştir: Warzone 2100. Oyun ile ilgili hatırladığım ilk şey, iki cd olması ve yapısı itibariyle çağdaşlarından (en azından o dönemde benim bildiklerim arasından) sıyrılmasıydı.

İlk olarak 1999 senesinde satışa sunulan ve Playstation ile Microsoft Windows için geliştirilen oyun, 2004 yılında açık kaynak bir oyun olup her işletim sistemini destekler haline geldi. Bugün hâlâ -artık oldukça seyrek de olsa- patch desteği ve oyuncu kitlesi bulunmakta.

Oyunun Türü ve Arayüzü

Warzone 2100 üç boyutlu bir strateji oyunu. Hikayesine ve ilginç olan Campaign moduna bir sonraki başlıkta değineceğim, ancak isminden anlayabileceğiniz üzere de 2100 yılında geçiyor.

Ana Menü
Oyun açılır açılmaz oldukça sade bir menü ile karşılaşıyoruz.

Single player modu oyunun hikaye modu olan campaign modunu ve düşmanlarınızı ortadan kaldırmak üzerine kurulu olan skirmish modunu içeriyor. Kayıtlı oyunlarınıza da buradan ulaşıyorsunuz.

Multi player modu ise skirmish modunu arkadaşlarınızla beraber oynama şansını size sunuyor. Oyunun orjinal halinde multiplayer modu oldukça problemliydi, ancak oyunun kaynak kodları açılıp da oyuna gönül verenler sazı eline alınca bu durum değişti. Bu insanlar sayesinde multiplayer oyunlar daha stabil çalışıyor.

Tutorial, oyunun basit mekaniklerini öğrendiğiniz yer.

Options da multiplayer kısmında olduğu gibi projeyi hala devam ettirmekte olan ekip tarafından elden geçirilmesi sayesinde, yeni donanımlarımızla problem yaşamadan ve grafik kalitesinden ödün vermeden oynayabiliyoruz.

Bu arada "grafik kalitesinden ödün vermemek" lafımı yanlış anlamayın. Oyunun grafikleri hâlâ "beni 1999 yılında yaptılar!!!" diye bağırıyor. Ancak elden geçirilmesi sayesinde 800x600 gibi çözünürlüklerle oynamıyoruz. Bununla beraber oyunun grafikleri 1999 yılında yapılmış bir oyun için bugün dahi oyun keyfinizden bir şey götürmüyor.

Hikaye Modu

Oyunun hikayesi ise şöyle: İnsanlık milenyuma girdikten bir süre sonra "Collapse" olarak bilinen bir çöküntü içine girmiştir. Bizim bildiğimiz şekliyle, modern yaşam sona ermiştir. Çöküntü sonrasında varlığını devam ettirmeye çalışan bir takım gruplar ortaya çıkmıştır ve bu gruplar 2013 yılı itibariyle düşünüldüğünde ileri teknolojiye sahip olsalar da çok daha ileri seviyedeki teknolojiler çeşitli bölgelere dağılmıştır. Bu teknolojilere ulaşmak elzemdir ve bu da gruplar arasında bir çıkar çatışması oluşturmuştur.


Gücü elinde tutmak isteyen gruplar derhal teknolojilerin peşine düşmeye başlar. Bizim mensubu olduğumuz grup da bir proje (ki projenin başlama tarihinin 4 temmuz olduğu ve oyunun Kuzey Amerika'da geçtiği düşünülürse bu grup ABD'yi simgeliyor denilebilir) oluşturarak üç farklı noktaya zeplinlerle yerleşimciler yollar. Zeplin Alfa, Beta ve Gama... Biz de Alfa grubu olarak oyuna ilk adımımızı atarız.


Oyun hikayesini ara sahneler (cut-scene) ile anlatmakta ve bunu da bir tarza uygun biçimde yapmakta. Zeplinimizle görev yerimize giderken karargâhımızın verdiği brifing ile görevimiz de ortaya çıkar.


Bizden yeni bir üs kurmamız ve projemizi başarıya ulaştıracak teknolojinin izini sürmemiz istenir. Böylece maceramız başlar.

Warzone 2100'ü Önemli Kılan Şeyler

Oyun bana göre hâlâ 1999 yapımı bir oyun için oldukça başarılı. Üç boyutlu teknolojiyle yapılmış strateji oyunu olmasıyla beni o yıllarda çok etkilemişti. Haritayı çevirebilmek yaklaştırabilmek ve yeryüzündeki engebelerin ardını görebilmek için bunu kullanmak yeni şeylerdi.

Bununla beraber oyundaki ünitelerin rütbe alması ve buna göre güçlenmesi de bir oyunda ilk kez gördüğüm bir şeydi. Red alert 2'de olduğu gibi 2 kademeli rütbe sisteminden bahsetmiyorum. Oyunda -yanılmıyorsam- ünitelerinizin alabilece 14 farklı kademe var. Bu da zamanla bu ünitelerinizi sizin için daha da kıymetli yapıyor ve bir bağ oluşturuyor. O ünitelerinizi kaybetmemeye, yeni bir teknoloji bulduğunuzda upgrade etmeye çabalıyorsunuz.


Oyunun bir diğer keyifli yanı ise hikaye modunun içerdiği görevler. Bu görevlerin kimisi yeni yerleştiğiniz yeri genişletmek ya da korumak üzerine gelişiyor. Ancak ilginç olan bölümler daha çok transport görevleri. Transport görevlerinde ana üssünüzden belli sayıda üniteyi zeplinle görev bölgesine taşıyorsunuz. Yeni görev bölgesine geçmek ana üssünüzle bağlantınızın koptuğu anlamına gelmiyor. Aksine görev alanındayken ana üssünüze teknoloji geliştirme ve ünite üretme gibi emirler verebiliyorsunuz. Ancak yeni üniteleri görev alanına getirmek için zeplininize taşıma emri verip varış anını beklemek gerekiyor. Bu da öyle emri verir vermez gerçekleşen bir durum değil. Zeplinin seyahat süresi bölümden bölüme 1-4 dakika arasında değişiyor ve bununla beraber görevinizi tamamlamanız için de size tanınan bir süre var. Yani kaynaklarınız sınırsız gibi göründüğü zamanlarda bile çaresiz kalabiliyorsunuz ve zamana karşı yarışmak stratejinizi gözden geçirmenize sebep oluyor.

Sınırsız kaynak demişken, oyunun kaynak mekaniği ise şöyle: Üssünüzü kurduğunuz yerde sabit petrol yatakları var. Bu petrol yataklarından "Oil rig" denen ve türkçesini bilmediğim binalar aracılığıyla petrol çıkarıyorsunuz. "Power" adı verilen tek bir kaynak olsa da petrol çıkarmak tek başına yetmiyor. Her 5 Oil rig için 1 adet de power central yapmanız gerekiyor. Bu binalar beraber çalışarak her saniye "power" üretiyor. Bu durum süre sınırı olmayan bölümler esnasında "sınırı olmayan bir kaynak" görünümüne bürünüyor. Ancak transport görevleri bu durumu dengeliyor.


Oyuna derinlik katan bir diğer mevzu ise oyuncuya kendi ünitelerini tasarlama şansı vermesi. Bu öyle çok derinlemesine bir tasarım olanağı değil. Temel olarak araçlarınızın gövdesini, paletini (tekerlek) ve silahını seçiyorsunuz. Ancak bu durum göründüğünden daha büyük fark yaratıyor, çünkü çok sayıda teknoloji geliştiriyorsunuz. Bir noktadan sonra araçlarınıza palet olarak "hovercraft" ekleyebiliyorsunuz ki bu da araçlarınızın su üzerinde gidebilmesi demek. Gövde olarak fiziksel ya da termal hasara karşı güçlü olan parçalar ya da ağır veya hafif gövdeler gibi seçenekler var ki bu da aracınızın hızını etkiliyor. Silah olarak da fiziksel ya da termal hasar veren teknolojiler bulabiliyorsunuz. Tercih ederseniz silah yerine ekleyebileceğiniz destek teknolojileriyle ünitelerinize diğer üniteler üzerinde bir avantaj sağlayabiliyorsunuz.

Destek ünitelerinden bahsetmişken, son olarak komutan (Commander) olarak tabir edilen üniteden bahsedeceğim. Komutan ünitesini silah yerine "Commander" teknolojisini ekleyerek üretiyorsunuz. Bu üniteye, rütbesine göre, 6 veya daha fazla ünite bağlayabiliyorsunuz. Bu andan itibaren komutanınıza bir emir verdiğinizde emrindeki üniteler de aynı emri uyguluyorlar. Bununla beraber komutanınıza verdiğiniz emirler sayesinde savaş stratejinizi ve ünitelerinizi kumanda etme becerinizi geliştirebiliyorsunuz. Örneğin komutanınıza "Ağır yaralanınca tamire dön" emri verdiğinizde ağır yaralanan bağlı üniteler en yakın tamirhaneye dönüyor. "Uzaktan saldır" emriyle üniteleriniz saldırabildikleri en uzak mesafeden saldırıyorlar gibi...

Son Söz

Warzone 2100 ile ilgili beni 99 senesinde heyecanlandıran ne varsa hepsini söylemeye çalıştım. Bugün için bu yazdıklarım çok büyük şeyler değilmiş gibi görünebilir. Ancak sizi temin ederim ki Warzone 2100 döneminin en yenilikçi ve keyifli stratejilerinden biridir. Sıkı strateji sevenlerdenseniz Warzone 2100 sizi hayal kırıklığına uğratmayacaktır.

Hikayesi, kontrolleri, oyun mekanikleri ve zorluk seviyesi ile sizi uzunca süre başında tutma potansiyeline sahip bir oyun. Hele ki "Ben bir oyunu grafikleriyle değil, içeriğiyle değerlendiririm." diyenlerdenseniz muhakkak denemelisiniz.

Oyun en başta da söylediğim gibi açık kaynak bir oyun ve tamamen ücretsiz. Şu adrese girip downloads kısmından derhal indirip oyunu kurabilirsiniz.

Bir sonraki incelemede görüşmek üzere,
Esen kalınız..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder